Renk ve Etkileri

Renklerin etkileri, toplumlara, inançlara ve bireylerin yaşanmışlıklarına göre farklılıklar göstermektedir. Net bir sonuç olmamasına rağmen renklerin değişiklik gösteren etkileriyle ilgili nedenlerini tecrübeler ve yaşanmışlıklar, koşullanmalar, toplumsal öğretiler, yaşanılan coğrafi konum, cinsiyet, moda olarak sıralayabiliriz.

Farklı zeminlerde aynı renklerin farklı algılanmaları söz konusudur. Örneğin; Siyah zemin üzerindeki beyaz bir geometrik şekil, beyaz zemin üzerindeki aynı büyüklükteki şekle göre daha büyükmüş izlenimini uyandırır. Beyaz zemin üzerindeki açık gri bir şekil koyu etki bırakır. Yine aynı tonlarda açık gri bir şekil siyah zemin üzerinde daha açık bir etki bırakır. Beyaz üzerindeki sarı daha koyu ve yumuşak, yumuşak olduğu kadar da sıcak bir etki uyandırmaktadır (Görsel 1).

Görsel 1. Rengin Göreceliği Örnek Şema

Renkler, duygusal bir tepki oluşturmak için kullanılabilirler. Sakinlik ya da kışkırtıcılık için  tercih  edilebilirler. Renklerin insanların üzerinde fizyolojik bir etkisi vardır. Görsel olmayan bir duyumu uyandırmak, bilinçdışı olarak algılanması istenilen bir güdüleme sağlamak ve bir davranışı ya da ruh halini değiştirmek için kullanılabilirler. Renkler bir ürün, bir kurum ya da bir ulusu temsil edebilirler. Kültürleri, sosyal statüleri sembolize etme ya da onlarla ilişki kurmak için renklerden yararlanılır. Renkler, öneriler, seçenekler sunarlar. Karar verme  sürecindeki etkisi küçümsenemeyecek  kadar önemlidir. Yapılan araştırmaların çoğu, büyük oranda nesneleri görerek algıladığımızı ve kısa sürede yapılan ürün tercihlerinde en önemli unsurun renk olduğunu ortaya koymaktadır.

Rengin tanınmasında renk enerjilerinin büyük öneminin yanında duyum ve algılara bağlı olduğu için de burada duyum, algı ve görsel algıyı da açıklamak gerekir.

Renklerin bireyleri duygusal, zihinsel ve fiziksel açıdan etkilediği bilinen bir gerçektir. Satış  esnasında tüketici tercihini etkileyen parametrelerin en önemlilerinden birisi de psikolojik (öğrenme, güdülenme, algılama, tutum, kişilik) unsurlardır. Rengi, psikolojik faktörlerden algılama ile değerlendirmek  gerekir. Algılama, iletilerin bireyler  tarafından  duyu organları aracılığıyla fark edilme sürecidir. Görsel algı, gerçekliğin algılanmasında diğer tüm duyu organlarının yanında en temel olanıdır.

Renklerin genel algılanışı aşağıdaki gibidir;

Tablo 1. Renklerin Algılanması

Görsel sistemimiz çevreden gelen yoğun uyarıcılara açıktır. Uyarıcılar yardımı ile harekete geçer ve gelen bilgileri görsel hafıza da depolar.

Görsel sistemimiz beynin bir parçası olarak görev yapar ve yaşam ihtiyaçlarını karşılama  hizmetinde bir gözlem aracıdır. Görsel öğeleri algıladığımız bellek için yolculuk korneadan başlayarak retinada devam eder ve görsel bağdaştırma korteksinde son bulur. 

Elli kişilik bir gruba bir renk söylediğinizde (örneğin mavi ya da kırmızı) hepsinin  beyninde elli tür kırmızı ya da mavi belirdiğinden emin olabiliriz. Daha doğrusu hepsinin binlerce kez gördüğü aynı kırmızıyı (örneğin Coca-Cola etiketini) anımsamalarını  istediğimizde herkes değişik kırmızıyı düşünecektir. Hatta yüzlerce kırmızı ton içerisinden Coca-Cola kırmızısını istediğimizde çoğunun doğru seçeceğinden emin olamayız. 

Renk birçok grafik tasarım ürününde olduğu gibi, amblem ve logolarda da çok  önemlidir. Örneğin çizilen şekiller arasındaki hiyerarşiyi renkler yardımı ile sağlayabiliriz. Açık tondaki şekiller, ön planda algısı yaratırken, koyu tondakiler arka planda algılanmaktadır. 

Grafik tasarım ürünleri için renk seçimi gerçekleştirilirken bazı kriterler göz önünde bulundurulmalıdır. Bunların başında renklerin kültürel çağrışımları gelmektedir. Her  ne kadar renkler göreceli olsalar da kültürlerin genel geçer bazı değerleri vardır ve içinde yaşadığı toplumun renk algısı insanları etkilemektedir. Yapılan çalışmanın hedef kitlesinin renk tercihleri çok önemlidir. Gerçekleştirilen çalışmanın hedef kitle üzerinde olumlu bir izlenim yaratabilmesi için, hedef kitlenin renk tercihleri göz önünde bulundurulmalıdır. Bunun için de bir firmaya amblem ve logo tasarımı hazırlanırken hedef kitle ile görüşmeler yapılmalı, tercih ettikleri renkler dikkate alınmalıdır. Tasarımı gerçekleştirilen firmaların bir karakteri ve kişiliği vardır. Firmanın bulunduğu alanda sektörel bir algı oluşturmuş renkler  varsa tasarımda o renkler tercih edilir. Bunlara ek olarak tasarımcının kendi algı ve bilgileri doğrultusunda renk tercihleri de söz konusu olabilir.

 1979 yılında yapılan bir araştırmada katılımcılara değişik renklerle boyanmış yüzeyler  saniyenin 1/3000’i oranı gibi çok kısa bir sürede gösteriliyor. Daha sonrada katılımcılardan ilk önce hangi rengi algıladıkları soruluyor. Araştırmanın sonuçları aşağıdaki gibidir:

Görsel 2. İlk önce Algılanan Renk

Araştırma sonuçlarına göre turuncu ve kırmızı gibi sıcak renklerin daha fazla dikkat çektiğini ve daha önce algılandığını söylemek mümkündür (Görsel 2). Bunu bilen  tasarımcılar turuncu ve kırmızı renklerini logolarda sıklıkla kullanmaktadırlar. Örneğin, Türkiye ve yurtdışında birçok gazete logosunun rengi kırmızıdır. Bir petrol ürünleri  firması olan Mobil, araştırmaları sonucu kırmızı rengin erkeklere daha çekici geldiğini tespit etmiş ve Mobil yazısındaki “o” harfini kırmızı olarak değiştirmiştir. Gıda üreten firmaların çoğunun logosunun kırmızı olmasının nedeni de kırmızı rengin iştah açıcı olmasından kaynaklanmaktadır. Coca‐Cola, Kentucky Fried Chicken,  McDonald’s, Ülker gibi. Lacivert renk kozmik renk olarak bilinmektedir. Sonsuzluğu  ve  verimliliği temsil ettiği için dünyada birçok firmanın logolarında yerini almaktadır.  Hilton logosunun rengini laciverte dönüştürürken büyük kuruluş imajı çizmek  istemiştir. Sarı renk, geçiciliğin ve dikkat çekiciliğin rengidir. Bu algısından dolayı, dünyada taksi rengi sarıdır. Araba kiralama şirketlerinin birçoğu da sarıyı kullanır. Bankalar ise bazı istisnalar dışında sarı rengi kullanmaktan kaçınırlar, çünkü yatırılan paranın  geçici değil kalıcı olmasını isterler. 

Markalarda renkler,  yaratıcılığı desteklerken, marka farkındalığı sağlamak için kullanılır.  McDonald’s, Coca-Cola ve Nike gibi başarılı şirketler, marka tanınırlığı konusunda oldukça  başarılıdır. Bugün Coca-Cola reklamlarında hiçbir logo olmasa dahi marka halen  tanınabilir durumda olacaktır. Bir marka ile renk oturtulduktan sonra, tasarımlar anahtar marka özelliklerinden bile uzaklaşabilir ve renkleri kullanarak marka tanınırlığı  oluşturmak için sınırları zorlayabilirler. Örneğin McDonald’sın yapması gereken kırmızı  (kendine ait pantone rengi) bir zeminde sarı bir M kullanması olacaktır. Dolayısıyla, M  kullanılması anında tanınırlığı sağlayacaktır. Tasarımlarda renklerin kullanımı markaya iyi ya da kötü sonuçlar getirebilir. Bu yüzden müşterilerin hoşuna gidecek renkleri seçmeden önce hedef pazarı, markayı ve oluşturmak istenen etkiyi gözden geçirmek  için  zaman harcamak çok önemlidir. Tasarımlarda kullanılan renklerin, en başından  düşünülmesi markanın uzun vadeli başarısı için hayati önem taşır ve doğru kullanılan  renkler markayı yüceltir.

Burcu Aramacı tarafından yayımlandı

14 Mayıs, İstanbul doğumluyum. Anadolu Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri mezunu, alaylı tasarımcıyım. Uzun yıllardır da tasarım alanında ilerlemekteyim. Bu blogda kişisel yazılarıma, okuduğum kitaplara, gezdiğim yerlere, izlediğim filmlere, mesleki tecrübelerime ve ilgi alanıma giren diğer kategorilerdeki yazılara rastlayacaksınız. Kendi bildiklerimi, bulduklarımı, doğruları, yanlışları, iyiyi, kötüyü başkaları ile paylaşmak için bu blogu açtım ve yazıyorum. Okuyanlara veya okuyacak olanlara, şimdiden teşekkür ederim... Öptüm❤️

Yorum bırakın