Etkileşim Merkezli Görüşler

Etkileşim merkezli yaklaşım, kullanıcı deneyimini geçmişte olanla gelecekte olması beklenenler arasında zaman ve bağlam faktörlerine göre değerlendirmektedir. Bağlam ile insanları, mekânı, etkileşimde olan kullanıcıyı çevreleyen her şey kastedilmektedir.

Kullanıcı ve ürün merkezli görüşler durağan bir zaman dilimindeki tasarımla ilgilendiklerinden kullanıcının deneyimleme sürecine odaklanmamaktadır. Bu görüş kullanıcının kim olduğu, ne yaptığı, ne söylediği ve ne beklediği gibi deneyimi şekillendiren unsurları dikkate alırken, deneyim anının belirleyici olduğuna vurgu yaparak etkileşime dikkat çekmektedir. Bu amaçla kullanıcıların geçmiş deneyimleri, o anki etkileyicileri ve gelecek beklentileriyle nasıl davrandıkları üzerine durmaktadır. Diğer yaklaşımlardan farklı olarak kullanıcı deneyimlerinin zamanla değişebileceğini ifade etmektedir. Bu sebeple etkileşim merkezli görüş, kullanıcı deneyiminin belirli bir bağlamdaki motive edilmiş eylemlerin sonucu olarak görülmektedir. Etkileşim merkezli görüş, deneyim anını, etkileşimde olan kullanıcıyı çevreleyen bağlam, onu harekete geçiren gereksinim motivasyon ve bunu etkileşimin araçları eylem ile nasıl yaptığını analiz etmektedir. Kullanıcının geçmiş deneyimlerinin ve beklentilerinin ise mevcut deneyimlerini etkileyebileceğinden önemsemektedir.

Etkileşim merkezli yaklaşım, kullanıcının ihtiyacını karşılayarak olumlu bir kullanıcı deneyimi oluşturmanın ötesinde onun önceki deneyimleri sonucu oluşan beklentilerini de karşılayabilmeyi hedeflemektedir. Diğer görüşlerden farklı olarak deneyimlerin zamanla değiştiğini ortaya koyan bu yaklaşım, kişilerin geçmiş deneyimleri, şu anki etkileyicileri ve gelecek deneyimler için gereken beklentilerin ya da çevrenin tanımlanmasıyla nasıl davrandıklarıyla ilgilenmektedir. Bu görüşe göre kullanıcıların ne yaptığını, ne söylediğini ve ne olduğunu anlayabilmek bize deneyim hakkında bilgi verecektir.

Kullanıcı deneyimi tasarımı birçok farklı disiplinden beslenmektedir. Birbiriyle iç içe girmiş olan bu disiplinler ürün, kullanıcı ve etkileşim kesişimleriyle karşımıza çıkmaktadır. “Bilgi Mimarisi (Information Architecture)”, “İletişim Tasarımı (Communication Design)” ve “Etkileşim Tasarımı (Interaction Design)” çalışma disiplinleri kullanıcı deneyimi tasarımını besleyen önemli disiplinlerdir. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki değişimlere bağlı olarak “Bilgisayar Bilimi (Computer Science)” de alanı etkileyen diğer bir disiplindir. Endüstriyel yönü itibariyle Endüstriyel Tasarım (Industrial Design), İnsan Faktörleri ve Ergonomi (Human Factors & Ergonomics), Pazarlama (Marketing) ve Mimarlık (Architecture) gibi çalışma alanları, yine kullanıcı deneyimi tasarımı ile ilgili olan diğer alanlardır. Bunun dışında insana bakan yönü ile Felsefe (Philosophy), Psikoloji (Psychology), Sosyoloji (Sociology), Bilişsel Bilim (Cognitive Science) gibi çalışma alanlarından bu alana katkılar yapıldığı bilinmektedir.

Böylesine kapsamlı bir etkileşim ağının olduğu alanın tanımlanması ve farklı boyutlarının ortaya konması kolay değildir. Günümüzde kullanıcı deneyimi tasarımı, daha çok web siteleri, bilgisayar ve mobil uygulamalar gibi kullanıcıların bir arayüz aracılığıyla farklı uygulamalarla etkileşime girdiği alanlarda daha sık kullanılmaktadır. Kullanıcı deneyimi tasarım süreci; görsel tasarım, yazı, marka, ses ve etkileşim içeren bir arayüzü beraberce oluşturan tüm unsurlarla ilişkilidir.

Burcu Aramacı tarafından yayımlandı

14 Mayıs, İstanbul doğumluyum. Anadolu Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri mezunu, alaylı tasarımcıyım. Uzun yıllardır da tasarım alanında ilerlemekteyim. Bu blogda kişisel yazılarıma, okuduğum kitaplara, gezdiğim yerlere, izlediğim filmlere, mesleki tecrübelerime ve ilgi alanıma giren diğer kategorilerdeki yazılara rastlayacaksınız. Kendi bildiklerimi, bulduklarımı, doğruları, yanlışları, iyiyi, kötüyü başkaları ile paylaşmak için bu blogu açtım ve yazıyorum. Okuyanlara veya okuyacak olanlara, şimdiden teşekkür ederim... Öptüm❤️

Yorum bırakın