Yapıyı oluşturma süreci, etkileşim tasarımı ve bilgi mimarisi olmak üzere iki başlık aşamadan oluşmaktadır. Etkileşim tasarımı, kullanıcıların sunulan işlevler ve sitenin fonksiyonelliği ile nasıl etkileşime geçileceğini belirlemektedir. Örneğin, kullanıcıların bir düğmeye tıkladıklarında, menü elemanlarını kullandıklarında ya da hatalı işlem yaptıklarında alacakları tepki etkileşim tasarımı ile ilgili verilen kararlar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bilgi mimarisi ise internet sitesinde sunulacak içeriklerin hangi yapıda oluşturulacağına karar vermektedir. İçeriklerin organizasyonu, gruplanması, sıralanması ve sunumu bu katmanda belirlenmektedir.
Etkileşim Tasarımı
Etkileşim tasarımı, kullanıcıların olası davranışları ve sistemin bu davranışa nasıl tepki vereceği ile ilgilenir. Bilgisayarların yaygınlaşmaya yeni başladığı yıllarda yazılımlar, makinelerden maksimum faydayı sağlamaya odaklanmaktaydı. Günümüzde ise teknolojinin gelişmesi ve insan odaklı tasarımın artan bir eğilim hâline gelmesiyle insanların yazılım- lardan maksimum faydayı sağlaması yönünde tasarımlar yapılmaktadır.
Etkileşim tasarımı; hem maddi olmayan, görülebilen ancak hissedilmeyen hem de kullanıcıların ürünle, hizmetle ya da bir sistemle etkileşiminin nasıl kurulduğu ile ilgili sorulara cevap aramaktadır. Ürün nasıl kullanılır, nasıl programlanır, nasıl görünür ve hissedilir sorularına yanıt etkileşim tasarımı aşamasında aranır. Etkileşim tasarımının biçimin estetiği kadar kullanımın estetiği konusunda da çözümler arar. Sadece karmaşık makinelerle olan etkileşimi değil, aynı zamanda hizmetlerle olan etkileşimi de kapsar.
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanım sürecinde etkileşim, mekanik etkileşim ve arayüz etkileşimi olmak üzere iki farklı şekilde ortaya çıkmaktadır. Mekanik etkileşim, etkileşimin donanımsal boyutunu kapsar. Klavyeden bilgi girişi, fare ve mikrofon gibi cihazların kullanımı örnek olarak verilebilir. Arayüz etkileşimi ise kullanıcının yazılım ile olan diyaloğunu belirler. Bilgisayar kullanıcı arayüzü tasarımında doğru bir etkileşim sağlamak için çeşitli rehber ilkeler kullanılmaktadır:
- Benzer Ögeleri Kullanma: Kullanıcının anlamasını kolaylaştırmak için işlevlerin gerçek hayattaki karşılığı simgesel olarak ekran üzerine yerleştirilmelidir. Kataloglamanın klasör olarak gösterilmesi örnek olarak verilebilir.
- Görünürlük: Kullanıcı ekran üzerine yerleştirilen düğmelerin nasıl çalıştığını tahmin etmek zorunda değildir. Düğmelerin ne işe yaradığının ipucunu verecek görsel ve yazılı bilgiler, düğmelerin üzerine yerleştirilmelidir.
- Önceden Sezinilir Olma: Hatırla ve tıkla yerine algıla ve tıkla yaklaşımı kullanılmalıdır.
- Kontrolü Kullanıcıya Bırakma: Ürünün rahat kullanılabilmesi için her kullanıcının kendi tercihlerine hitap eden ayarlar bulunmalıdır.
- İpuçları Kullanma: İyi bir etkileşim mümkün olan en az yardımla gerçekleşmelidir ve kullanıcının yanlış yapmaması için uyarıcı mesajlar kullanılmalıdır.
- Kullanıcının Ön Bilgileriyle Uyumlu Tasarımlar Yapma: Yazılım işlevleri için alışılagelmiş yöntemler, simgeler, düğmeler ve sözcükler kullanılmalıdır. Örneğin; ana sayfa düğmesi için ev işareti kullanıldığında kullanıcı alışık olduğu aynı simgeyi gördüğü için ne yapması gerektiğini anlayacaktır.
- Kullanıcının Dilini Kullanma: Kullanıcıların yabancı olduğu teknik terminolojiden kaçınılmalıdır.
- Affedici Olma: Tasarımcı, kullanıcı hata yaptığı zaman affedici olacak önlemler almalıdır. Örneğin rota içinde yol kaybedildiğinde çıkış noktalarının neler olacağını söyleyen yardımlar yapılmalıdır.
- Sadelik ve Estetik Uyumunu Yakalama: Kullanıcıda teknolojik fobi yaratacak karmaşık düzenlemeler yerine, kolay kullanılabilen basit, açık ve estetik düzenlemeler yapılmalıdır.
- Alternatifler Sunma: Bir işlevin yerine getirilmesinde kullanıcıya mümkün olduğunca farklı alternatifler sunulmalıdır. Arama yaparken, yazarken klavyeden bilgi girişinin yanı sıra sesli aramaya da izin verilmelidir.
Bilgi Mimarisi
Bilgi, günden güne çoğalan bir yapı hâlini almıştır. Bu nedenle bilgiyi yönetmek, düzenlemek, sınıflamak ve bilgiye erişimi sağlamak oldukça zorlaşmıştır. Aşırı bilgi yüklemesi sonucu kullanıcılar ihtiyaç duydukları bilgileri arayıp bulmakta bu bilgilere ulaşmakta sıkıntılar yaşamaktadır. Bunun sonucu olarak kullanıcıların bilgiye erişimini kolaylaştırmak adına bilgi mimarisi kavramı ortaya çıktı. Bilgi mimarisi yeni bir uygulama alanı olsa da aslında fikir olarak insanlık tarihi kadar eski bir kavramdır. İnsanlar, bilgi üretmeye başladığından beri diğer insanların daha kolay anlaması için bu bilgiyi nasıl yapılandırmaları gerektiğine de kafa yormaktadır.
Bilgi mimarisi; karmaşık bütünler hâlinde bulunan bilgi öbeklerini sınıflayarak, gruplayarak, bağlantılandırarak ya da ayrıştırarak organize edip bilgiyi kullanıcının en rahat, kolay ve işine yarayacak şekilde erişimine sunmayı amaçlayan disiplindir. İnsanların bilgiyi zihinsel olarak nasıl işledikleriyle ilgilendiğinden bilgi sunan ürünlerin ve hizmetlerin tasarımında daha yoğun olarak gündeme gelmektedir.
Web içeriği açısından değerlendirildiğinde bilgi mimarisi kullanıcının site içeriğinde etkili ve verimli bir şekilde dolaşmasına imkân veren organizasyon şemalarının oluşturulması ile ilgilenir. Web için bilgi mimarisi, kullanıcının bilgiyi en kolay bulacağı şekilde sistemin yapılandırılması ve bilgi sınıflama şemalarının oluşturulmasıdır. Bilgi sınıflama şemaları oluşturulurken strateji geliştirme aşamasında belirlenen amaçlar kullanıcı ihtiyaçları ve sitede yer alacak içerik göz önünde bulundurulur. Bilgi sınıflaması yapılırken yukarıdan aşağıya veya aşağıdan yukarıya olmak üzere iki farklı yaklaşım kullanılabilir. Yukarıdan aşağıya yaklaşımda bilgi sınıflaması doğrudan strateji geliştirme aşamasında belirlenen hedefler ve kullanıcı ihtiyaçlarına göre yapılır. Aşağıdan yukarıya yaklaşımda ise işlevsel özellikler ve içerik analizi temel alınarak yapılır. Her iki yaklaşım için de “biri diğerinden daha iyidir” ya da “en doğrusu budur” diyemeyiz. Yukarıdan aşağıya yaklaşım esnek bir yapının oluşturulmasına olanak sağlarken, aşağıdan yukarıya yaklaşım da önemli noktaların gözden kaçmasını engelleyecek daha yapılandırılmış bir süreç ortaya çıkartır. Bilgi mimarisi oluşturulurken her iki yaklaşımın dengeli kullanılması daha faydalı olabilir.
Bilgi organizasyonu ve sınıflamasının kalitesi, zaman zaman oluşturulan kategori sayısı veya kullanıcının bir bilgiye kaç tıklama ile ulaştığı gibi rakamlarla değerlendirilir. Ancak bilgi mimarisinde “herkese uyan tek bir model” yoktur. Eğer bilgiye ulaşmak için tanımladığınız adımlar kullanıcılarınıza anlamlı geliyorsa ve adımlar arası geçişler birbirini mantıklı ve doğal bir akış içerisinde takip ediyorsa web siteniz için bilgi mimarisini doğru yapılandırdığınızı düşünebilirsiniz. Kullanıcılar, bilgiye kafa karışıklığına neden olan üç adımda ulaşmak yerine net bir şekilde tanımlanmış beş adımda ulaşmayı tercih edeceklerdir.
Bilgilerin sınıflanmasından sonraki aşama bilgilerin birebiriyle ilişkilendirilmesidir. Bilgi; ardışık, hiyerarşik, matris şeklinde veya organik olarak ilişkilendirilebilir. Bilgi yapılarındaki en küçük birime “düğüm” denir. Düğüm temsili bir olgudur ve tek bir tek bir bilgiden oluşabileceği gibi bir bilgi öbeğinden de oluşabilir. Örneğin; bir ürünün fiyatı bir düğüm ile temsil edilebileceği gibi bir kütüphanenin tamamı da bir düğümle temsil edilebilir. Bilgi veya bilgi öbekleri için bu şekilde bir temsile gidilmesinin nedeni ortak bir dil oluşturarak çalışma kolaylığının sağlanmasıdır.
Ardışık İlişkilendirme: Ardışık yapılarda birbirini takip eden doğrusal bir süreç vardır. Bir bilgiyi atlayarak diğerine ulaşmak mümkün olmaz. Video içerikler en güzel örneklerindendir. Bir videonun içerisinde verilen bilgiler ardışık olarak birbirini izler, verilen bilgileri anlamlandırabilmek için videoyu baştan sona izlemek gerekir. Bazı eğitim içerikleri de ardışık olarak yapılandırılabilir. Öğrenci birinci üniteyi bitirmeden ikinci üniteye geçemez ya da konu sonu testini başarı ile geçmeden sonraki konuya ulaşamaz.
Hiyerarşik İlişkilendirme: Ağaç topolojisi ya da hiyerarşik topoloji de denir. Bu ilişkilendirmede bir merkezî kök düğüm (hiyerarşinin en üst seviyesinde), hiyerarşide bir alt seviyede (ikinci seviye) bir veya daha fazla düğüm ile bağlıdır. Merkezî düğüm ile ikinci seviyedeki her bir düğüm arasında noktadan noktaya bağlantı vardır. İkinci seviyedeki her bir düğümde bir alt seviyedeki (üçüncü seviye) bir veya daha fazla düğüm ile bağlıdır. Hiyerarşide en üst seviyedeki merkezî kök düğümün üstünde başka bir düğüm yoktur. Bu yapı günümüzde özellikle web sitelerinin bilgi mimarisini oluşturmada yaygın değildir.
Matris İlişkilendirme: Kullanıcının bir düğümden diğerine diğer bir ifade ile bir bilgiden diğerine iki veya daha fazla boyutta geçmesine imkan sağlayan yapıdır. Kullanıcının aynı içeriği farklı ihtiyaçlara göre süzdüğü sistemler için gereklidir. Örneğin; bazı kullanıcılar sitedeki ürünleri renklerine göre incelemek isterken bazıları ebatlarına göre incelemek isteyebilir. Bazıları da filtreleme için her iki bilgiyi de kullanmak isteyebilir. Böyle durumlarda bilgi yapılandırması için matris tipi ilişkilendirme tercih edilmelidir.
Organik İlişkilendirme: Organik yapılar, konular arasındaki ilişkilerin çok net olmadığı veya yeni yeni ortaya çıktığı bilginin belirli bir davranış kalıbı içermediği durumlar için kullanılır. Kullanıcıya serbest gezinme olanağı sağlar ancak bu yapıda kullanıcı bilgi yapılandırması içerisinde tam olarak nerede olduğunu takip etmekte zorlanabilir. Genellikle eğitim ve eğlence amaçlı siteler gibi kullanıcıların serbestçe dolaşmalarının teşvik edildiği yapılar için uygundur.