Etkileşim kavramı insanın var oluşundan beri hayatımızda olan bir olgudur. İnsani bilimler açısından ele alındığında etkileşim, iletişimin bir parçasıdır ve en genel tanımıyla iki veya daha fazla kişi veya grup arasındaki karşılıklı davranışlardır. Bireylerin ve grupların birbirlerine davranışlarındaki tüm tavırları tanımlamaktadır. Etkileşimin en temel özelliği karşılıklılıktır ve iki organizma arasındaki aktiviteye işaret etmektedir.
İnsanlar arası etkileşim, sözlü veya yazılı olarak gerçekleşebilir. Sözlü iletişimin bir parçası olarak ortaya çıkan etkileşimde konuşma dili, beden hareketleri, jest ve mimikler etkili olur. Yazılı olarak gerçekleşen etkileşim ise bir araç vasıtasıyla olur. Yazının ilk bulunduğu yıllarda bu araçlar taştan tabletlerdi, kâğıdın icadı ile mektuplar, matbaanın icadı ile kitap ve gazeteler kullanılmaya başladı. Daha sonra bu araçları televizyon, bilgisayar ve cep telefonları izledi.
Teknolojinin gelişmesi sonucunda fabrikasyon ürünlerin hayatımızın önemli bir parçası hâline gelmesi, insanlar ve araçlar arasında da bir etkileşim ortaya çıkartarak etkileşime yeni bir boyut kattı. Bu bağlamda etkileşimin tanımı nesnelerin, sistemlerin veya düşüncenin, ayrı ayrı ya da birlikte, birbirleri üstündeki karşılıklı etkime süreci olarak genişledi.
Dijital teknolojilerinin artık hayatın tüm alanlarında uygulanabilir olması etkileşimin tüm alanlar üzerinde yaygınlaşmasını zorunlu kıldı. Günümüzde insanoğlu daha önce hiç olmadığı kadar teknolojik ürünler ve sistemlerle iç içe ve etkileşim hâlindedir. Televizyonun kumandasını kullanarak kanal seçme, çamaşır makinesinin ilgili programını ayarlama, telefonun alarmını kurma, kredi kartı ile işlem yapma, fare ve klavye kullanma, sosyal ağlara girme gibi günlük hayatımızın rutinleri hâline gelen işler, insan makine etkileşimlerinin sık deneyimlediğimiz örneklerindendir.
Etkileşim, etkileşim düzeyi ve etkileşimin tarafları açısından incelenebilir. Etkileşim düzeyi, karşılık verebilme durumuna göre etkileşimli, yarı etkileşimli ve etkileşimsiz olmak üzere üçe ayrılır. Örneğin bir politikacının basın toplantısı ele alınırsa toplantıyı yöneten politikacı şüphesiz iletişim kurmaktadır. Fakat politikacı soru almadığı sürece konferans etkileşimsiz kalacaktır. Sadece sorulara izin vermek de konferansı etkileşimli yapmayacaktır. Politikacı en azından basın mensuplarının sorularını cevaplandırırsa, toplantı tepkisel-yarı etkileşimli olacaktır. Devamındaki sorular ve cevaplar, eğer önceki sorular ve cevapları işaret etmiyorsa yine mesajların etkisi tam bir etkileşim seviyesini sağlamayacaktır. Basın mensupları ve politikacı arasındaki geçmiş paylaşımlar anımsatıldığında etkileşimin gücü belirgin olacaktır.
Tarafları açısından incelendiğinde, karşımıza insan-insan etkileşimi, insan-içerik etkileşimi ve insan-sistem etkileşimi çıkmaktadır. İnsan-insan etkileşiminde, web sayfası veya mobil uygulamalar gibi bir sistem veya bir aygıt aracılığı ile sağlanır. Etkileşimin kontrol edilme durumuna göre incelenir ve dört faklı şekilde gerçekleşebilir. İlk durumda, iletişim monolog şeklinde tek yönlü olabilir. Web sayfalarında sunulan içerikler bu etkileşime örnektir. Bu durumda bir etkileşimin söz konusu olduğu söylenemez. İkinci durumda, web sayfalarındaki içeriğe kullanıcı tepki veriyor olabilir. Örneğin bir geri bildirim veya yorum yazabilir. Ancak soruları cevaplamak veya yorumları yayımlamak web sayfası yöneticisinin inisiyatifindedir. Tepki vermezse etkileşim durur, kontrol web yöneticisinin elindedir. Üçüncü durumda etkileşimin kontrolü yine hizmeti sunanın elindedir ama etkileşimde bir süreklilik vardır. Müşteri hizmetleri uygulamaları buna örnek olarak verilebilir. Dördüncü durumda, etkileşimi kontrol eden kimse yoktur. Sohbet odaları ve mesajlaşma uygulamaları bu etkileşime örnek olarak verilebilir.
İnsan içerik etkileşiminde hem içerik sunumunda hem de içeriğin yaratılmasında kullanıcının ne kadar rolü olduğu önemlidir. Kullanıcının sadece izleyici olduğu pasif durumlar düşük etkileşim seviyesini, içerik ürettiği durumlar ise yüksek etkileşim seviyesini oluşturmaktadır. Kullanıcıların kendi düşünce ve deneyimlerini yansıttıkları çevrim içi (online) öğrenme ortamları ve sosyal ağ ortamları yüksek etkileşim türüne örnek olarak verilebilir.
İnsan sistem etkileşimi çok farklı formlarda olabilmektedir. Bilgi üretimi için kullanılan yazılım ve sistemler ile bilgisayar oyunlarında daha yoğun karşımıza çıkamamaktadır. Bilgiyi kullanmak, üretmek, organize etmek için kullanılan her türlü yazılım, veri tabanı, elektronik çizelge ve kelime işlemci gibi uygulamalarda gelişmiş bir arayüz üzerinden kullanıcılar sistem ile etkileşmektedir. Bilgisayar oyunları benzeri eğlence amaçlı uygulamalarda ise, arayüz etkileşiminin yanı sıra oyun konsolları gibi arabirimler de işe koşulabilir. Temel amaç yazılımın işlevlerini kullanmaktır.