Etkileşimli tasarım, teknoloji ve insanlar arasında döngüsel ve iş birliğine dayalı süreçler aracılığıyla teknoloji ortamının anlamlı iletişimine odaklanan kullanıcı merkezli bir çalışma alanı olarak tanımlanmaktadır. Başarılı bir etkileşimli tasarım, açıkça tanımlanmış hedefleri olan, sade ve sezgisel bir arayüze sahip olmalıdır. Bazı durumlarda etkileşimli tasarım kavramı ile etkileşim tasarımı aynı anlamda kullanılmaktadır. Fakat etkileşimli tasarım uzmanlık alanı olarak düşünüldüğünde etkileşim tasarımından farklılıklar göstermektedir. Buna göre etkileşim tasarımı;
- Verimli ve sezgisel donanımlar üzerinde durma, cihazları kullanışlı, faydalı ve eğlenceli hâle getirme,
- Bir ürün tasarımı kaynaşması, bilgisayar bilimi, iletişim tasarımı,
- Belirli bağlamsal koşullar altında belirli problemlerin çözümünde kullanılan bir süreç, ürünler, hizmetler, ortamlar ve sistemlerin davranışı için formları oluşturma,
- Teknoloji ve kullanıcı arasında diyalog kurma, iletişim kısıtlamalarını teknoloji aracılığı ile en aza indirgeme,
- Çeşitli ürün ve hizmetler aracılığıyla insanları bir araya getirme ile ilgilidir.
Diğer yandan etkileşimli tasarım;
- Anlamlı deneyimler yoluyla etkileşime olanak tanıyan,
- Duyarlılık, gerçek zaman etkileşimleri, bağlantılılık, kişiselleştirme, oyunculuk ve kullanıcı kontrolü dâhil olmak üzere birçok bileşenden oluşan,
- Yazılımın kullanımı ve deneyimine odaklanan,
- İstek anında, yanıt üzerinden girdi ve bilgi işleme gerçekleştiren,
- İletmek için bilgilere dayanarak hareket eden,
- Aygıttaki değişim ne olursa olsun ortam ve bilgide sürekli değişen,
- İnsanın bilişsel bilgi işleme yetenek ve sınırlılıklarına dayalı etkileşim sağlayan bir çalışma alanıdır.
Her ne kadar her iki tanım kullanıcı üzerine odaklansa da farklılık amaçlarda yatmaktadır. Etkileşimli tasarım donanım ve sistemlerin anlamlı kullanımını oluşturmaya odaklı iken etkileşim tasarımı ise bu donanım ve sistemlerin tasarımı ile ilgilidir. Etkileşimli olmadan gerçekleştirilen etkileşim tasarımı sadece donanım veya arayüzden ibarettir.
Etkileşimli tasarım ağırlıklı olarak “kendi başına yap” estetiği, anti ticaret ve anti sanat duyarlılığına odaklanan Fluxus hareketinden etkilenmiştir.
Fluxus sözcüğü, doğadaki ve insan yaşamındaki sürekliliği, değişimi ve yenilenmeyi, durağanlığa karşı koyuşu ifade etmektedir. Web tarayıcısı kullanarak gerçekleştirilen okumalardan müzik satın alma ve video oyunları oynamaya kadar (konsol ya da web üzerinden) hayatımızın her alanında varlığını gösteren etkileşimli ortamların kullanımı her geçen gün artmaktadır. Sayısal etkileşim ortamları aynı zamanda sosyal ağlar (Twitter, Facebook, Google+); başkalarıyla nasıl iletişim ve etkileşime girdiğimizin bir göstergesidir. Etkileşimli tasarım ortamları; doğal olarak pasif olmayan, kullanıcının aktif olarak kullandığı, yorumladığı, oynadığı veya başka kullanıcılara, geribildirim gönderdiği ortamlarıdır. Etkileşimli tasarım; tasarım, pazarlama ve reklama yeni bir bakış açısı getirir ve çift yönlü bir iletişimdir. Etkileşimli ortamlar hayatımızın her alanında yer almakta olup farklı web tarayıcılarına, tabletlere ve akıllı telefonlara tasarım gerçekleştirmek etkileşimli tasarımın geleceği olarak görülmektedir. Bununla beraber, tasarlanacak ortamın temel ögelerine, belirli bir platform için neden tasarımın gerçekleştirildiği üzerine odaklanmadan gerçekleştirilecek tasarım çok teknik olabilir. Burada asıl sorulması gereken “Bu yeni platform veya aygıt için nasıl tasarım yapabilirim?” sorusundan ziyade “Bu platform veya aygıt için neden tasarım gerçekleştirmeliyim?” sorusudur. Tasarımcı için sırf yeni teknolojilerin varlığından dolayı en son teknolojiye göre tasarımın gerçekleştirilmesi bir kariyer yapma şansı olabileceği gibi kariyerde bir kırılmaya, kariyerinin sonuna da neden olabilir