Kullanıcı Deneyiminde Empatiyle Tasarlamak

“Gerçek tasarım, insanı anlamakla başlar.”


Bölüm 1: Empatiyle Tasarlamak — Kullanıcıyı Gerçekten Anlamak

Kullanıcı deneyimi (UX) tasarımında en temel beceri, kullanıcıyı anlamaktır. Empati, yalnızca başkalarının duygularını fark etmek değil; onların yaşadığı zorlukları, hedeflerini ve beklentilerini içselleştirmektir.
Bir tasarımcı olarak kendinize şu soruları sormalısınız:

  • Kullanıcım kim?
  • Ne istiyor, hangi problemi çözmek istiyor?
  • Ürünüm onun hayatına nasıl bir kolaylık sağlar?

Empatiyle tasarlamak, kullanıcıyı merkeze koymak demektir. Bu bakış açısı, yalnızca sezgiye değil, kullanıcı araştırmasına dayanır.
Gerçek ihtiyaçları anlamanın yolu ise sahaya inmek — yani kullanıcıyla birebir konuşmaktan geçer.

“Kullanıcının gözünden görmek, tasarımın kalbini bulmaktır.”

Bölüm 2: Görüşme Katılımcılarını Bulmak ve İşe Almak

Empati kurmanın en etkili yolu, kullanıcılarla doğrudan iletişim kurmaktır. Bu noktada yapmanız gereken, doğru katılımcıları bulmak ve onların gerçek deneyimlerini dinlemektir.

Katılımcı bulmak için şu adımlar işinizi kolaylaştırır:

  1. Hedef kitlenizi tanımlayın: Yaş, ilgi alanı, teknoloji alışkanlıkları gibi temel verileri belirleyin.
  2. Katılımcı profili oluşturun: Görüşeceğiniz kişilerin ürününüzle ilişkisini düşünün.
  3. İşe alım yöntemini seçin: Sosyal medya, e-posta listeleri veya topluluklardan faydalanın.
  4. Teşvik sunun: Katılımcılara küçük teşekkürler (hediye kartı, indirim, vb.) sunmak katılım oranını artırır.

En değerli içgörüler, bazen yalnızca 5–6 derinlemesine görüşmeden bile ortaya çıkabilir.
Önemli olan doğru kişilerle doğru konularda konuşmak.

Bölüm 3: Araştırma Hedefleri ve Röportaj Soruları Belirlemek

Bir kullanıcı görüşmesi yapmadan önce, ne öğrenmek istediğinizi açıkça tanımlayın.
Araştırma hedefleri, görüşmenizin yönünü belirler.

İyi hazırlanmış bir soru rehberi şunları içermelidir:

  • Açık uçlu sorular (“Ne düşünüyorsun?”, “Nasıl hissediyorsun?”).
  • Davranış odaklı örnekler (“Bu durumu en son ne zaman yaşadın?”).
  • Mantıksal bir akış: önce genel, sonra derinleşen sorular.

Kullanıcının hikayesini doğal bir akışta anlatmasına izin verin.
Amaç, cevap almak değil — anlamak.

“Sorular, empatiye açılan kapılardır.”

Bölüm 4: Kullanıcı Görüşmelerine Hazırlanmak

Başarılı bir araştırma, iyi bir hazırlıkla başlar.
Görüşmeye başlamadan önce şu adımları mutlaka uygulayın:

  • Ortamın sessiz ve rahat olduğundan emin olun.
  • Katılımcıya gizlilik ve gönüllülük esaslarını açıklayın.
  • Görüşmeyi kaydetmeden önce izin isteyin.
  • Kendinizi tanıtın ve araştırmanın amacını samimiyetle paylaşın.

İlk birkaç dakika, güven kurma sürecidir. Katılımcı kendini rahat hissederse, düşüncelerini dürüstçe paylaşır.
Bu da size gerçek içgörüler kazandırır — yani altın değerinde veriler.

Bölüm 5: Kullanıcılarla Röportaj Yapmanın İncelikleri

Kullanıcı görüşmesi yaparken en önemli beceri aktif dinlemedir.
Kullanıcının söylediklerini olduğu kadar, söylemediklerini de anlamaya çalışın.

Bazı pratik ipuçları:

  • Sessizliği kullanın; bazen en iyi cevaplar bir duraklamadan sonra gelir.
  • “Bundan biraz daha bahseder misin?” demekten çekinmeyin.
  • Yargılamayın, yönlendirmeyin.
  • Görüşme sonunda ana fikirleri hemen not alın.

Her görüşme, tasarım süreciniz için bir hazine gibidir.
Empatiyle topladığınız bu içgörüler, sonunda kullanıcıya gerçekten dokunan çözümler üretmenizi sağlar.

“Empati, araştırmanın veriye dönüşmüş halidir.”


Kullanıcı deneyimi tasarımında empati, yalnızca bir aşama değil; tüm sürecin temelidir.
Kullanıcıyı anlamadan yapılan hiçbir tasarım, uzun vadede başarılı olamaz.
Bu yüzden her UX tasarımcısının ilk görevi, kullanıcının dünyasına girmek ve oradan tasarlamaktır.

Röportaj Öncesi Hazırlık: Kullanıcıyı Anlamanın İlk Adımı

Kullanıcı deneyimi tasarımında en güçlü araçlardan biri empati kurmaktır. Ama kullanıcılarla empati kurmanın yolu, onları gerçekten dinlemekten ve anlamaktan geçer. Bu yüzden bir UX tasarımcısı olarak, röportajlara çıkmadan önce yapacağımız hazırlıklar çok önemlidir.
İster yüz yüze ister çevrim içi görüşme yapalım, kullanıcıyla geçireceğimiz o sınırlı zamanı en verimli şekilde değerlendirmemiz gerekir.

1. Röportaj Sorularını Planla

Her şey iyi hazırlanmış bir soru listesiyle başlar.
Tüm kullanıcılara soracağın soruların bir çerçevesini oluştur, ancak bu listeye körü körüne bağlı kalma. Görüşme ilerledikçe, kullanıcının verdiği cevaplara göre yönünü esnetebilirsin.
Unutma, asıl amaç onların hikâyesini, düşünce biçimini ve zorluklarını anlamak.

2. Gerekli Malzemeleri Hazırla

Bilgisayar, not defteri, kalem, basılı soru listesi, kayıt cihazı…
Ne gerekiyorsa önceden kontrol et. Görüşme sırasında yeni bir teknoloji ya da araç kullanacaksan, çalıştığından emin ol. Böylece röportaj günü sadece kullanıcıya odaklanabilirsin.

3. Katılımcıları Araştır

Kiminle görüşeceğini tanımak, doğru soruları sormanı sağlar.
Eğer katılımcı hakkında temel bilgilere sahipsen — adı, mesleği, ürünle olan ilişkisi gibi — bunları not al. Bu sayede hem konuşmayı doğal başlatabilir hem de güven ortamı oluşturabilirsin.
Küçük bir not: LinkedIn gibi platformlardan katılımcının bilgilerini doğrulamak, yanlış kişilerle görüşme riskini ortadan kaldırır.

4. Pratik Yap

Röportaj yapmadan önce birkaç prova yapmak büyük fark yaratır.
Kendinle, bir arkadaşınla ya da meslektaşınla soruları deneyebilirsin. Böylece hem soruların akışını test eder hem de süreyi ayarlayabilirsin.
Ayrıca bu alıştırmalar sana “soru sorma refleksini” kazandırır — böylece gerçek görüşmede çok daha rahat olursun.

5. Katılımcıyla İlk Buluşma: İlk İzlenim Her Şeydir

Görüşmenin ilk dakikaları, güveni ve rahatlığı oluşturur.
Küçük bir sohbetle başla: “Günün nasıl geçti?” gibi basit ama içten bir soru bile ortamı yumuşatır.
Katılımcıya zaman ayırdığı için teşekkür et ve görüşmenin amacını net bir şekilde açıkla. Bu, karşılıklı saygı ve profesyonellik hissi yaratır.

Kullanıcı röportajına hazırlanmak, sadece bir teknik süreç değildir.
Aslında bu, karşındaki insanı gerçekten anlamaya niyet etmektir.
Soruların, ses tonun, beden dilin — hepsi kullanıcıyla arandaki empati köprüsünü oluşturur.
Unutma, iyi hazırlanmış bir röportaj sadece bilgi toplamakla kalmaz; kullanıcıların gözünden dünyaya bakmanı sağlar.

Empati Haritaları, Kullanıcı Sorunları ve Persona Oluşturma

Kullanıcıyı anlamanın en etkili yollarından biri, empati kurmaktır. Ancak sadece empati kurmak yetmez — bunu somut hale getirmek gerekir. İşte burada empati haritaları devreye girer. Bu araç, kullanıcıların ne düşündüğünü, hissettiğini, söylediğini ve yaptığını anlamanı kolaylaştırır.

Empati haritası oluşturmak, sadece kullanıcıyı anlamakla kalmaz; aynı zamanda onların gerçek ihtiyaçlarını, görünmeyen motivasyonlarını ve acı noktalarını fark etmeni sağlar.


Empati Haritası Nasıl Doldurulur?

Adım 1: Kullanıcının Adını Ekleyin

Empati haritanızda, röportaj yaptığınız kişinin adını mutlaka belirtin. Bu, karışıklığı önler ve haritayı diğerlerinden ayırır.

Adım 2: “Diyor” Alanı

Röportajdan birebir alıntılar ekleyin. Kullanıcının söylediklerini kendi kelimelerinle özetlememeye özen göster. Gerçek ifadeler, gerçek duyguları yansıtır. Kullanıcıların tekrar ettiği noktalar, genellikle güçlü acı noktalarıdır.

Adım 3: “Düşünüyor” Alanı

Burada kullanıcının dile getirmediği ama ima ettiği düşünceleri özetleyebilirsin. Ses tonu, beden dili ve duraksamalar bu alanda çok şey anlatır. Ancak tahmin yaparken varsayım tuzağına düşme — gözlemle, sor ve doğrula.

Adım 4: “Yapıyor” Alanı

Kullanıcının attığı adımları, yaptığı eylemleri ve kullandığı yöntemleri not al. Bu, kullanıcı davranışlarını anlamanın en güçlü yoludur.

Adım 5: “Hissediyor” Alanı

Kullanıcının duygularını yaz. Öfke, sabırsızlık, sevinç, korku… Hepsi kullanıcı deneyiminin bir parçasıdır. Eğer kullanıcı duygularını açıkça ifade etmiyorsa, şu soruyu sor:

“Bu seni nasıl hissettirdi?”


Kullanıcının Acı Noktalarını Belirleme

Empati kurmanın asıl gücü, kullanıcı sorunlarını fark etmede ortaya çıkar. UX tasarımının temel amacı, bu acı noktalarını çözmektir.

Peki bir şeyin gerçekten “sorun” olup olmadığını nasıl anlarsın?
Kullanıcının hedeflerine ulaşmasını engelliyorsa, bu bir sorundur.

Acı noktaları genellikle şu 4 kategoriye ayrılır:

  1. Finansal — Ücret, abonelik, ödeme zorlukları
  2. Ürünle ilgili — Kullanım zorlukları, hatalar, düşük kalite
  3. Süreçle ilgili — Karmaşık adımlar, uzun formlar, kafa karıştırıcı akışlar
  4. Destekle ilgili — Yardım bulamama, müşteri hizmetine ulaşamama

Bir kullanıcı için küçük görünen bir engel, deneyim açısından dev bir bariyer olabilir. Bu yüzden tasarımcılar sadece “görmezden gelinen sorunları” değil, “hissedilen sıkıntıları” da anlamalıdır.


Persona (Kişilik) Oluşturmak

Empati haritaları, persona oluşturmanın temelini atar.
Persona, gerçek kullanıcı araştırmalarına dayanarak oluşturulan kurgusal bir karakterdir. Kullanıcı grubunu temsil eder, onların hedeflerini, alışkanlıklarını ve zorluklarını yansıtır.

Bir persona oluştururken şu adımları izle:

  1. Kullanıcı grubunu belirle.
    Örneğin, çevreyle ilgili bir bağış uygulaması tasarlıyorsan, “çevre dostu gönüllüler” senin kullanıcı grubun olabilir.
  2. Demografik bilgileri ekle.
    Yaş, meslek, konum, eğitim, medeni durum… Bunlar kişiliği somutlaştırır.
  3. Hedeflerini tanımla.
    Kullanıcının hayatındaki veya ürünle ilgili hedefleri neler?
  4. Zorluklarını yaz.
    Hangi engeller, kullanıcının hedeflerine ulaşmasını zorlaştırıyor?
  5. Bir slogan veya alıntı ekle.
    Bu, karakteri canlı hale getirir. Örneğin: “Her gün biraz daha çevreci olmak istiyorum.”

Persona’lar, kullanıcıyı insanlaştırır. Sayılardan öte, duyguları ve hikâyeleriyle gerçek bir “kullanıcı sesi” sunarlar.


Kişilikler Neden Önemlidir?

  • Empati kurmayı kolaylaştırır.
    Ekip, gerçek bir kullanıcıyla bağ kurar.
  • Hikâye anlatımını güçlendirir.
    Sunumlarda verileri insan hikâyelerine dönüştürür.
  • Tasarımı test etmeye yardımcı olur.
    Farklı kullanıcı tipleriyle (örneğin Mavis ve Diane) tasarımın nasıl çalıştığını görebilirsin.

Genellikle 3 ila 8 persona oluşturmak yeterlidir. Bu sayede ürününü, kullanıcı tabanının büyük kısmını temsil eden karakterler üzerinden değerlendirebilirsin.

Empatiden Hikâyeye

Empati haritaları, kullanıcı sorunlarını keşfetmeni sağlar.
Persona’lar ise bu bilgileri anlamlı hikâyelere dönüştürür.
Bir UX tasarımcısı olarak, her çizgin, her karan, her kararın bir insanın deneyimine dokunur.

Empati kur, hikâyeyi dinle, çözümü tasarla.
İyi bir kullanıcı deneyimi, önce anlayarak, sonra tasarlayarak başlar.

Burcu Aramacı tarafından yayımlandı

14 Mayıs, İstanbul doğumluyum. Anadolu Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri mezunu, alaylı tasarımcıyım. Uzun yıllardır da tasarım alanında ilerlemekteyim. Bu blogda kişisel yazılarıma, okuduğum kitaplara, gezdiğim yerlere, izlediğim filmlere, mesleki tecrübelerime ve ilgi alanıma giren diğer kategorilerdeki yazılara rastlayacaksınız. Kendi bildiklerimi, bulduklarımı, doğruları, yanlışları, iyiyi, kötüyü başkaları ile paylaşmak için bu blogu açtım ve yazıyorum. Okuyanlara veya okuyacak olanlara, şimdiden teşekkür ederim... Öptüm❤️

Yorum bırakın